ÜYE GİRİŞİ
 

 
 
 
 
 
 
 
  BAĞLANTILAR
 
 
 
 
 
 
 
 
TEBEOS
 
 


 
 
 
 
 
BASIN BİLDİRİSİ
 
 



Değerli Meslektaşlarım, Değerli Basın mensupları Eczacılık Günü Programımıza hoş geldiniz.

Bilimsel Eczacılığın 175. Yılını kutladığımız ve mesleğimizin en zor günlerini yaşadığımız bu günlerde dün Manisa Somadan gelen acı haberle büyük üzüntü yaşadık.Bu maden faciasında hayatını kaybedenlere Allahtan rahmet ailelerine ve tüm ülkemize başsağlığı diliyoruz. İnşallah göçük altındaki maden işçilerimiz sağ salim ailelerine kavuşmalarını diliyoruz. Allah tekrar böyle bir acıyı ülkemize yaşatmasın.

Bizler sağlık mensupları olarak halkımızın her zaman yanındayız. Ancak yaşamakta olduğumuz sıkıntılar mesleğimizi sürdürülebilir olmaktan çıkarmaktadır. Bu gidişata dur demezsek maalesef yaprak dökümü ile eczacılıkta hazan mevsimi başlayacaktır. Bu da halkımızın doğru bir sağlık ve ilaç hizmeti almasına mani olacaktır. Sağlıklı bir toplum ancak sağlıklı bireylerden oluşur. Biz eczacılar halkımızın her konuda her zaman yani başında buldukları bir meslek gurubuyuz. Bizim yok oluşumuz aslında sadece bizim değil toplumun her zaman yanındaki desteğini kaybetmesidir. Bizde her zaman halkımızı yanımızda hissettik bundan sonrada desteklerini bekliyoruz. Halkımız ilaç fiyatlarının düşmesiyle, özel hastanelerin halka açılmasıyla daha ucuz bir sağlık hizmeti alacağını zannetti. Zamanla bunun böyle olmadığını yaşayarak gördük. Yaptığı sağlık giderleri zaman içinde arttı, sadece isimleri değişti. Önceden ilaca sadece katılım payı öderken simdi bunu ilave olarak ilaç fiyat farkı ve her kutu ilaca 1TL olmak üzere reçete katkı payı ve bunlara ilave olarak muayene katkı payı ödemektedir. Biz her zaman halkımızla kol kola omuz omuzayız. Onlarla bizim ayrımız gayrımız olamaz. Aynı gemide yol almaktayız. Alınan fiyat farkından, reçete katkı payı ve muayene katkı payından bizlerde memnun değiliz. Bunlar bizim sağlıklı bir hizmet vermemizi engellemektedirler. Şu anda Euro 3 TL ye yaklaşmışken ilaçta hala 1.9595 TL kur uygulaması ilaç sektörünü sıkıntıya düşürmüştür. Bunun sonucu olarak ta birçok hayale öneme hayiz başta kanser ilaçları olmak üzere piyasada bulunamamaktır. Buda hasta mağduriyetine ve eczacılarımızla hastalarımızın karşı karşıya gelmelerine yol açmaktadır. Euro kurundan kaynaklı sıkıntı kamu yetkilerine sürekli iletilmekte ancak henüz bir çözüme kavuşmamıştır.

İlaç firmaları bu kur farkından kaynaklanan sıkıntılarının giderilmesi için de Devlete başvurduklarında çözüm olarak eczanelerin biraz daha eritilmesi gösterilmiştir. Bu kabul edilir bir durum değildir. Şuanda birçok meslektaşımız yaşama savaşı vermektedir. Firmalar şunu unutmamalıdır ki biz yok olursak onlarda yok olur. Bizleri yok ederek yaşamaya çalışmaları sonlarının başlangıcı olur. Bu soruna eczacılar, ilaç sektörü ve devlet ortak bir çözüm bulmalıdır, zincirin her bir halkası kıymetlidir.

Bizler sivil toplum kuruşları olarak kendi sorunlarımızı siz değerli basın mensupları aracılığıyla kamuoyuyla paylaşırken toplumsal olaylardaki duyarlılığımızı ve düşüncelerimizi de sizler aracılığıyla kamuoyuyla paylaşmak isteriz. Geçen hafta sonu Pazar günü anneler gününü hep beraber kutladık. Bizim dini ve milli değerimizde annelerimizin yeri ayrıdır. " Cennet anaların ayağı altındadır" ," yuvayı dişi kuş yapar" ,"ana gibi yar olmaz" gibi değerli sözlerimizde bunun bir göstergesidir. Özellikle mezunlarımızın büyük bir bölümü bayanlardan oluşan bizler için kadınlarımızın ayrı bir yeri vardır. Maalesef son zamanlarda yaşanan kadın cinayetleri bizleri derinden yaralamaktadır. Bizler kadına şiddetin son bulduğu, saygı ve sevginin hâkim olduğu bir toplum özlem içerisindeyiz. Bunun içinde en büyük görev ailelere yani bizlere düşmekte. Çocuklarımıza sevgi ve saygı ile yoğrulmuş yuvalar sunmalıyız. Çocuklarımız bizlerin gelecekleridir. Bunun için son zamanlarda yaşanan kayıp çocuk vakalarına, çocuk istismarlarına ve çocuk şiddetine değinmeden geçemeyeceğim. Toplumumuzun içinde bulunduğu ruh hali beni dehşete düşürüyor, hepimizi de düşürmeli. Küçük çocuğa bu nasıl yapılır akıl tutulması yaşamamız gerekiyor. Bu konuda halkımızın eğitilmesi, ailelerin eğitilmesi, çocukların eğitilmesi şart. Ama hepsinden önemlisi toplum olarak saygı ve sevgi içinde birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerekmektedir. Toplumsal olaylara gösterdiğimiz reflekslerde bu çevrede olmalıdır. Demokratik tepkiler hepimizin en doğal hakkıdır. Bu haklarımızı sonuna kadar kullanmalıyız. Ancak bu haklarımızı kullanırken başta hak ve özgürlükleri kısıtlayarak saygı ve sevgi çerçevesinde kullanmalıyız. Ayrıca Manisa'nın Soma İlçesinde yaşanan acı olay hepimizi derinden yaralamıştır. Bütün yaşanan bu olaylarda hayatını kaybeden çocuklarımız, kadınlarımız, gençlerimize ve tüm insanlarımıza Allah'tan rahmet dileriz. Ailelerimize ve tüm ülkemize başsağlığı dileriz. İnşallah bu acıları tekrar yaşamayız.

Sözlerime son verirken bizleri bu günümüzde yalnız bırakmayan siz değerli basın mensuplarına, eczacı meslektaşlarımıza, sektörden arkadaşlarımıza ve oda çalışanlarımıza çok teşekkür ediyorum. Hem mesleğimizin hem toplumumuzun üzerinde dolaşan kara yağmur bulutlarının rahmet olarak yağmasını ve arkasından aydınlık günlerin bizleri beklemesini temenni ediyorum.

Katılımınızdan dolayı teşekkürler, saygı ve sevgilerimle.

Uzm. Ecz. Nazan ULUKUŞ DENİZ

34. BÖLGE AKSARAY ECZACI ODASI BAŞKANI

 
 
 
 
Haber okuma sayısı: 2992
 
 
 
 

 

  BAŞKANDAN